Archive for Ağustos, 2009

Yeni Pazar Alanı Twitter!

Twitter’ın yapabilecekleri bitmiyor. Popüler site son olarak ürün alım satımları konusunda kullanıcıların son ilgi alanı oldu.

Twitter‘ın namını duymayan yoktur. Site, sadece anlık ileti paylaşım sitesi olmaktan çıkalı aylar oluyor. Üzerinde dev paraların döndüğü Twitter’da son moda ise ürün alıp satmak. Özellikle 100 üzeri takipçiye sahip kullanıcılar, anlık iletilerinde satmak istedikleri üründene kısaca bahsedip satılık olduklarını yazıyor, eğer alıcı varsa bu iletiye cevap yazıyor. Üstelik 140 karakter limitinden dolayı satıcılar, ürünlerini ballandıra ballandıra anlatamıyor.

Bir diğer yöntem ise, ürünlerini kısaca anlattıktan sonra, satılık ilanı verdikleri siteye kısa link vermek. Bu şekilde de satışlar gerçekleştirilebiliyor. Twitter’ın gücü günden güne artarken, hem kullanıcılar, hem de site sahipleri ceplerini para ile doldurabiliyor.

kaynak:http://shiftdelete.net/yeni-pazar-alani-twitter-13893.html

İnternet Amacından Saptı mı?

40 sene önce ilk tohumları atılan internet, geliştiricilerini memnun ediyor mu? Yoksa beklemedikleri bir yönde mi ilerliyor?

40 sene önce önce MIT‘de tohumları atılan, kısa süre içerisinde DARPA adlı kuruluş tarafından geliştirilen internet, geliştiricileri tarafından “bilgi ve belge paylaşımı” parolasıyla insanlık tarihinin hizmetine girmişti. İnternetin ilk amacı, yeni bir askeri haberleşme teknolojisini geliştirmekti. Yine kısa süre sonra bu teknolojinin limitleri belirlenince, üniversiteler arasında bir olarak kullanılmaya başlandı.

Aradan geçen 40 sene içerisinde, önce internet son kullanıcıya hitap eder oldu, sonra son kullanıcının günlük ihtiyaçlarını karşılar hale geldi. Bu süre boyunca internet gelişimini sürdürdü ve sürdürmeye de devam ediyor. Bu gelişimden dolayı ise geliştiriciler bir hayli rahatsız gibi gözüküyor. Zira internetin son yıllardaki haline baktığımızda, yasa dışı paylaşım dışında bilgi ve belge paylaşımının çok aza inmiş olması, sosyal ağların gelişmesinden dolayı toplumun hızlı tüketim alışkanlığını arttırması ve bunun gibi birçok özellik mevcut.

kaynak:http://shiftdelete.net/internet-amacindan-sapti-mi-13895.html

PAÜ Kablosuz Ağı

Pamukkale Üniversitesi Kablosuz Ağının kurulum işlemleri
tamamlanmıştır. Ağa Kınıklı Kampüsünde bulunan tüm bina ve açık
alanlardan bağlanılabilmektedir.
Kablosuz ağ aynı zamanda eduroam uluslararası eğitim dolaşım altyapı
sistemine dahil edilmiştir.
Türkiye’de eduroam ağını kendi ağına entegre edebilen 10 üniversiteden
biri olan Pamukkale Üniversitesi, öğrenci ve personelinin eduroam ağını
gördüğü dünyanın her yerinde Pamukkale Üniversitesi kullanıcı adı ve
parolasını kullanarak internete ücretsiz olarak bağlanabilmesine olanak
sağlamıştır.
Eduroam ağı kullanıldığında proxy kullanmadan internete
bağlanılabilmektedir.
Eduroam ağına bağlantının nasıl yapılacağı  http://eduroam.pau.edu.tr
web sitesinde ekran görüntüleri ile anlatılmıştır.

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı
bidb@pau.edu.tr
BİDB Yardım Masası 2394

Hearts of Iron 3 İncelemesi

Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en kanlı savaşı, tüm insanlığı etkileyen kara bir leke, yapımcıların gözbebeği. Evet, İkinci Dünya Savaşı’ndan bahsediyorum, artık her tür oyunda gördüğümüz konu; FPS, TPS, Strateji ve dahası. Sadece birkaçı kendini diğer oyunlardan ayırıyor ve bu kategoriye giren Hearts of Iron son oyunuyla bir kez daha ispatlıyor haklı olduğumuzu…

2003 yılında çıkan ilk oyun tüm strateji oyunlarından farklı idi, savaş taktiklerini belirlemenin yanında diplomatik ilişkilere de biz yön veriyorduk. Kiminle savaşacağımız, kiminle dost olacağımız, ne kadar üretim yapıp hangi ülkelerle ne tür ticaret anlaşması yapacağımız bize bağlıydı. Aşırı kapsamlı olduğundan belirli bir kitle dışında pek oynayanı yoktu HoI’nın, ikinci oyunla da bu değişmedi. Daha sonra gelen paketler de oyunu daha da karmaşık ve zor hale getirdi. Ve sonunda Hearts of Iron 3 geldi; artık sadece uluslararası kararlar vermeyeceksiniz, ülke içi politikalar da sizin görevlerinizden biri…

devamı:http://oyun.pclabs.com.tr/inceleme/hearts-of-iron-3-incelemesi/

Unutulmayan Efsane Murat 131

Yakın zamana kadar makyajlı versiyonunu kullandığımız 131 serisi Fiat’ın en çok talep gören otomobillerinden birisi olarak tarihe geçti.

 

İtalyan üretici ‘70’li yılların ortasında yaşlanan 125 serisi yerine güçlü bir otomobil arıyordu. Özellikle Alman ve Fransız üreticilerin atakları karşısında uzunca bir süre sessiz kalınmıştı. Mühendislik ekibi ailelerin ihtiyaçlarına karışlık verebilecek bir bagaja ve geniş bir kullanım alanına sahip 131 konsepti konusunda fikir birliğine vardılar. Otomobil 1974 yılında üretim bantlarıyla tanıştı.

 Beş kapılı ve station wagon versiyon ailelere hitap ederken, üç kapılı karoser genç tüketiciler için özel donanımlarla hazırlanmıştı.
İlk çıkan serinin kalbinde 1.3 ve 1.6 litrelik iki farklı benzinli motor bulunuyordu. Arkadan itişli otomobilin iç mekanındaki tek dezavantaj kuşkusuz şaft tüneliydi. Nitekim önden çekişli otomobillere kıyasla arka koltuklarda üçüncü yolcunun konforunu etkileyen bir çıkıntı bulunuyordu.

Bunun yanı sıra gösterge tablosu oldukça okunaklıydı. Kokpit yapısı zamanın otomobillerine göre daha ergonomikti. 131 serisinin kuşkusuz en güçlü olduğu noktalardan birisi de kalorifer sistemiydi. ’78 yılında seriye Supermirafiori eklendi. Performans modelleriyle nam salan bu seride artık çift eksantrikli 2.0 litrelik benzinli bir motor bulunuyordu. Supermirafiori diğer seriye göre lüks donanım özellikleriyle dikkat çekiyordu. Bu lüks seriye bir sonraki yıl 2.0 ve 2.5 litrelik dizel motor seçenekleri eklendi. Hemen ardından 2.0 litrelik motorun turbo beslemesi versiyonu vizyona çıktı.

 kaynak :http://www.otomagazin.net/haber/890-oto-haber-unutulmayan-efsane-murat-131.html

Samsung’tan onay geldi: Kendi işletim sistemimiz yolda

Her ne kadar dünyanın ikinci büyük cep telefonu üreticisi olsa da,bildiğimiz gibi Samsung’un kendisine ait -giriş seviyelerinde kullanılan platformu saymazsak- ‘adamakıllı’ bir işletim sistemi bulunmamakta. Daha doğrusu ‘idi’. Çünkü bu yolda da düğmeye bastı Samsung.

İşte bu işletim sistemi yokluğunda, Windows Mobile olsun veya Symbian ya da Android olsun akıllı telefonlarını TouchWiz kullanıcı arayüzü üzerinden elinden geldiğince özelleştirmeye çalışan Samsung artık ‘kendin pişir kendir ye’ dönemine geçmeye karar verdi. Firmanın üst düzey yetkililerinden, Mobil Cihazlar Tasarım Departmanının başındaki isim olan Dong-hoon Chan tarafından verilen demeçte durum onaylanırken, maalesef net bir tarih aralığı ise verilmedi. Velhasıl; Apple, Blackberry derken şimdi de bir Samsung OS vak’ası ile karşı karşıyayız. Umalım ki, en azından Symbian’dan ve WinMo’dan daha kullanıcı dostu bir işletim sistemi geliştirsin Samsung.

kaynak:http://www.ceplab.com/haber/samsungtan-onay-geldi-kendi-isletim-sistemimiz-yolda/

Taraftarlara Özel Kampanya

FenerCell, GSMobile ve TrabzonCell abonelerine özel yeni tarifelerle kazançlı çıkan taraftarlar kulüplerine de destek oluyor.

Faturasız hat sahiplerine özel olarak sunulan yeni “FenerCell 2′de 1″, “GSMobile 2′de 1″ ve “TrabzonCell 2′de 1 Mavi” tarifeleri ile aboneler her yönü tek fiyata arayabilecekler. Bu tarifelere geçmek isteyen Avea aboneleri, 150 kontör karşılığı her yöne 2 dakikası 1 kontörden konuşma fırsatı kazanacaklar.

Öte yandan numarasını Avea’ya taşıyarak, bu tarifelere geçmek isteyen farklı GSM operatörlerinin aboneleri ise sadece 100 kontör yükleyerek her yöne 2 dakikası 1 kontöre konuşabilecekler.

Avea’nın taraftarlara sunduğu diğer yeni tarifeler ise Fenercell 6-0, GSMobile Eski Açık ve TrabzonCell Süper Bordo. Bu tarifeleri seçmek isteyen faturalı Avea aboneleri, aylık 60 TL ödeyerek bu fırsattan faydalanabiliyor.  

31 Aralık 2009 tarihine kadar diğer GSM operatörlerinden numaralarını Avea’ya taşıyarak bu tarifelere geçmeyi tercih eden faturalı aboneler ise, ayda sadece 49 TL karşılığında diğer operatörlerle 750 dakika, kendi aralarında, diğer Avea tarifeleriyle ve sabit hatlarla toplam 6000 dakika konuşabilecekler.

kaynak:http://shiftdelete.net/taraftarlara-ozel-kampanya-13883.html

PSP GO’dan Korsana Hayır

SCEA (Sony Amerika) pazarlama sorumlusu John Koller, PSP Go’nun kullanacağı firmware’nin tamamen farklı ve özgün bir işleyişe sahip olacağını, en büyük özelliğinin ise korsan oyunları oynatmamak olacağını belirtti. Ayrıca Koller bu yeni firmware’nin PSP GO oyunlarının riplenmesine (orjinal yapımın kırılarak başka bir fiziksel medya ortamına aktarılması)
de kesinlikle izin vermeyeceğini ifade etti.
PSP GO’da bulunacak yenilikler hakkında da bazı ipuçları veren John Koller: ” Cihazımız çok yönlü koruma sistemiyle birlikte geliyor ve konsolda harici batarya bulunmayacak. 3000 modeli ile elde ettiğimiz başarılar ortada, üzüldüğümüz nokta bu modelde korsan yapımların kullanımının yaygınlaşmış olması, PSP GO ile bunun olmasını kesinlikle önleyeceğiz” dedi.

kaynak:http://shiftdelete.net/psp-godan-korsana-hayir-13888.html

Turkcell Süper Lig 4. Hafta

           Beşiktaş 0 : 0 Gaziantepspor 
      Ankaragücü 2 : 2 İstanbul BŞB 
    Kayserispor 3 : 0 Denizlispor 
     Eskişehirspor 2 : 1 Antalyaspor 
Trabzonspor 1 : 1 Bursaspor

 

    Fenerbahçe 2 : 1 Manisaspor 
        Kasımpaşa 0 : 4 Gençlerbirliği
          Sivasspor 0 : 2 Diyarbakırspor 

PC Kasalarını Hiç Böyle Görmediniz …

Bilgisayarımızın parçalarını bir arada tutan ve genel olarak PC diye tabir ettiğimiz bilgisayar kasaları bakın ne hallerde karşımıza çıktı.

Kasa, bilgisayarı oluşturan parçaların içine takıldığı ve parçaları bir arada tutan metal veya plastik bir kutudur. Bu kutu kullanıcıların rahat bilgisayar kullanımı için tasarlanmıştır. Piyasaya baktığımızda satın alabileceğiniz binlerce kasa görebilirsiniz. Ama bazı kullanıcılar kendi kasalarını diğer kasalardan farklılaştırmak ister. Aşağıdaki resimlerde oldukça garip PC kasalarını görebilirsiniz. Bu kasalar sahiplerinin hayal gücünden doğmuş.

haberin devamı : http://shiftdelete.net/pc-kasalarini-hic-boyle-gormediniz-13886.html