Archive for Eylül, 2009

Firefox 4′ün Planı Belli

Mozilla yetkilileri, Firefox 3.7 ve Firefox 4.0 için planlarını yavaş yavaş belli etmeye başladılar. Slogan belli…

İnternet tarayıcı piyasasındaki yerini her geçen  sağlamlaştıran Firefox, geleceğe yönelik planlarına da ara vermiyor. Firefox 3.5.3 ile birlikte, yazılımdaki açıklar kapatılmış ve kullanıcıların olumlu geri dönüşleri olmuştu. Bunun üzerine Mozilla yetkilileri, kullanıcılardan gelen talepleri de hesaba katarak Firefox 3.7 ve bir sonraki önemli Firefox yazılımı olacak olan Firefox 4‘ün yapısını belirlemeye başladı.

Buna göre, Firefox 4′ün sloganı “Basitlik” olacak. Bu sloganın oluşumunda Google Chrome‘un da basitliğiyle beğeni toplaması yatıyor olabilir. İşin aslı, basitlik, Firefox’un çoktandır dört elle sarılması gereken bir özellikti. Bu bakımdan geç bile kalındı denilebilir.

:: Firefox’un basitleştirilmesi, kullanıcıların avantajı mıdır?

Yazan: Akhun Aktosun
SDNhttp://shiftdelete.net

USB 3.0 ile İlgili Her Şey

Yeni nesil veri aktarım standartlarından biri olarak kabul edilen USB 3.0 teknolojisini enine boyuna ele alıyoruz. Referans niteliğindeki bu yazıyla birlikte merak ettiğiniz her şeye cevap bulabileceksiniz.

Ocak ayında Seagate, SuperSpeed USB 3.0 demosunu tanıttıktan sonra, 2009 senesinin sonlarına doğru bu teknolojiyi kullanan aygıtların bir bir duyurulması bekleniyordu. Bu tahminler boşa çıkmadı ve Freecom, USB 3.0 teknolojisini kullanan ürününü basına tanıttı bile. hızlı veri aktarımını sağlayan USB, ilk kullanıcıyla buluştuğundan bu yana 3 milyar aygıt tarafından tercih edilmesi, ne kadar doğru bir teknoloji olduğunu gösteriyor. USB 2.0 ile birlikte teknolojiyi bir adım öne taşıyan geliştiriciler, uzun süredir USB 3.0 üzerinde çalışıyordu.

USB Geliştiricileri Forumu USB-IF, bu teknolojiyi merak edenlerin başvurduğu ilk adres olarak biliniyor. Şimdi de USB-IF tarafından tüm USB 3.0 ürünleri yavaş yavaş mercek altına alınmaya başlandı. Uzun süredir de USB 3.0′ın kablosuz veri aktarım standardı olacağı ile ilgili dedikodular dolanıyordu. Bu dedikodular geçtiğimiz aylarda kesin bir dille yalanlandı ve USB 3.0′ın kablolu bir aktarım seçeneği olacağı açıklandı.

Modern Warfare 2 Duvar Kağıtları

Masaüstünüzü merakla beklenen Modern Warfare 2 ile şenlendirin. Cesur askerlerin duvar kağıtları oyunu daha kolay beklemenizi sağlayacak.

Call of Duty efsanesinin yeni oyunu Modern Warfare 2‘nin çıkmasına kısa bir süre kaldı. Günümüz savaş teknolojisini sonuna kadar kullanacak olan oyunda, filmlere taş çıkartan sahnelerle karşılaşacaksınız. Serinin hayranı olsun ya da olmasın herkes yapımı merakla bekliyor. Masaüstünüzü Modern Warfare 2′nin duvar kağıtlarıyla kaplayın ve oyunun atmosferini şimdiden yaşamaya başlayın. Yapımın askeri aksiyonunu özetleyen bu resimlerle birlikte Modern Warfare 2′yi beklemek daha kolay olacak.


Orijinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

Super Overclock Serisinin Yeni Üyesi

GIGABYTE, Super Overclock Serisinin yeni bir üyesini duyurdu. NVIDIA GTX 275 grafik işlemcisine sahip olan GIGABYTE GV-N275SO-18I, 448-bit bellek veriyolu ve 1792 MB GDDR3 bellek desteği ile dikkat topluyor.

GIGABYTE’ın yenilikçi grafik işlemcisi Gauntlet Sorting Süreci sayesinde, her bir grafik işlemcisi en iyi performans, en yüksek güç verimliliği ve güvenilirlik açısından titiz bir şekilde seçilir ve pazarda bulunan standart bir GTX 275 ekran kartına kıyasla iki kat daha yüksek bellek kapasitesi ile donatılır.  

GIGABYTE’ın veritabanı analiz sistemi, öncelikli olarak grafik işlemcisinin çekirdek motorunu, shader motorunu ve belleğini değerlendirir. Bir işlemcinin, daha önceden belirlenmiş olan bu standartlardan herhangi birini karşılayamaması halinde, Super Overclock Serisine dahil olmaz.

Buna ek olarak, GIGABYTE’ın tescilli test ekipmanları, mühendislerin grafik işlemcileri üzerinde inceleme yapmasını ve en yüksek frekansa sahip grafik işlemcilerini seçmelerini sağlar. 30 dakika boyunca çalışan bu program, mevcut bir grafik İşlemcisi ile karşılaştırıldığında, maksimum overclock kabiliyetine ilişkin önemli veriler sunar. Super Overclock noktası belirlendiğinde, frekans hızı mühendisler tarafından arttırılır ve bu sayede de pazardaki en yüksek standart fabrika saat hızı ayarları sağlanır.

 

Super Overclock serisi, tüketicilere %5–10 daha düşük grafik işlemci sıcaklığı, %10–30 daha yüksek overclock kapasitesi ve %10–30 azaltılmış güç geçişi kaybı vaat ediyor.

 

Gigabyte’ın Super Overclock Serisi grafik işlemci, yoğun grafik yükü altında performans ve kararlılığın ölçülmesi için belli başlı grafik kıyaslama uygulamalarından FutureMark ve 3Dmark Vantage testlerine tabi tutulur. Bu aşamayı geçen grafik işlemciler, standart bir grafik işlemcisine oranla daha düşük bir sıcaklık ve fan hızında çalıştırılır.

GIGABYTE, en iyisini seçerek, gerçeğe yakın bir oyun macerası için su, gaz, buhar, yangın vs. gibi karışık 3D sahneler ve gerçekçi fiziksel efektlerin zengin bir şekilde oluşturulmasını sağlar.

Son olarak, mühendisler güç geçişini ve sistem kararlılığını test ederler. En iyi güç verimliliği ve en düşük güç tüketimine sahip olan Grafik İşlemcileri, Super Overclock Serisine seçilirler. GIGABYTE, premium ekran kartlarının, otoyoldan gürültülü bir şekilde geçen bir çimento kamyonuna benzememesi gerektiğini bilir ve bu nedenle, sessiz bir bilgisayar ortamı için büyük bir soğutma fanı sağlar.

:: Bu tür bir ekran kartına sahip olmak ister miydiniz?

Yazan: Ecevit Bıktım
SDNhttp://shiftdelete.net

Google’ın Dalgası Büyüyor!

Son hali merakla beklenen sosyal ağ yapısı Google Wave, test katılımcılarının sayısını artırarak, beta kapsamını genişletecek.

Google Wave, oldukça iddialı bir Google ürünü olarak biliniyor. Halen daha sınırlı sayıda test katılımcısına sahip olan sosyal ağ, aralarına yeni katılımcılar alacağını açıkladı. Google Wave’in sitesine giderek Gmail hesabınıza giriş yaptığınızda, davetiye talebinde bulunuyorsunuz. Ardından eğer kabul edilirse size bir bilgilendirme maili gelecek. 100.000′e yakın test üyesine sahip site, tam anlamıyla dışarı açıldığında, bakalım Google’ın dediği gibi internet hayatımızı kökten değiştirmeyi başaracak mı.

İnternetin son yıllarda sosyal ağ üzerine kurulu siteleri ön plana çıkarması itibariyle, Google’ın bu sosyal ağ siteleri arasına sokacağı Google Wave, büyük umutlarla geliyor. Google’dan gelen açıklamada; “Wave, henüz prime time’a hazır değil. Elimizden geleni yapıyoruz” denildi. Facebook, Twitter, Yahoo Meme, Tumblr gibi sitelerin yanında Google Wave nasıl işler başaracak merakla bekliyoruz.

Google Wave

:: Google Wave’den beklentileriniz nelerdir?

Yazan: Akhun Aktosun
SDNhttp://shiftdelete.net

Need For Speed:Shift İncelemesi

Bir zamanlar yarış tutkunlarını ekrana bağlayan bir oyun vardı, adını söylerken bile insanın içinde acayip bir hız yapma tutkusu beliriyordu. Evet, bir zamanların efendisi Need for Speed’ten bahsediyorum. Eski güzel günlerini arayan ve aratan NFS, son oyunuyla sahnede…

01

Carbon’a kadar çıkışını sürdüren, yarışların hep birincisi olan NFS, Carbon ile birlikte çok kötü bir sürece girdi. Serinin müdavimleri yanlışlıkla çıkarılmış bir yapım diyerek, sıradaki oyun Pro Street’i beklemeye başladılar merakla. Ancak EA girdiği çukurdan çıkamıyor veya çıkmak istemiyordu. Pro Street’in hayal kırıklığını bünyemizden atamadan Undercover felaketi ile sarsıldık. İşin ilginç yanı, NFS kötü oyunlara rağmen hala çok satıyor ve kazandırıyordu. EA kolay yolu tercih ediyor ve sadece NFS ismiyle kazanmaya çalışıyordu. Shift’i duyurduklarında da, her zaman söylediklerini söylediler, ‘Bu kez çok iyi olacak, çok farklı olacak…’. Efsaneyi düştüğü yerden kaldırabilecek mi Shift?

Yokuşta Kaydırma

Kısa bir giriş videosuyla karşılandığımız oyunda, profilimizi oluşturarak atıyoruz kendimizi pistlere. İlk olarak test sürüşü yapıyoruz, test sürüşündeki performansınıza ve kabiliyetinize göre, size oyunu hangi ayarlarda oynamanız gerektiği gösteriliyor. İsterseniz bu ayarları değiştirebilirsiniz. Ancak Shift’in klasik NFS oynanabilirliğinden farklı bir yapıya sahip olduğunu belirtmek gerekir. Arcade türünden tamamen uzaklaşmış bir yapım var karşımızda.

11

Oynanış ayarlarını düzenlerken sürüş yardımcılarını ve fren kontrol sistemini kapalı veya açık hale getirebiliyor, açıksa hangi seviyede aktif olduğuna karar verebiliyorsunuz. Sürüş yardımcılarını açık konumda tutarsanız, virajlarda otomatik sistem size yardımcı oluyor ve direksiyon kontrolünü belli bir düzeyde kendi elinde bulunduruyor. Fren sistemi de aynı şekilde, virajlarda devreye giriyor ve aracınızın yolda kalmasını sağlıyor. Bu tür sürüş yardımcılarını Formula 1 oyunlarını oynayanlar hatırlayabilir. Fakat bu oyunda kullanmak ne kadar eğlenceli olur bilemiyorum, ben pek zevk alamadım öyle oynayarak.

14

Yardımcıları kapatırsanız da sizi zorlu dakikalar beklediğini bilmeniz gerek. NFS’nin yeni oynanış tarzına alışmak biraz zaman alacak. Artık virajlara son sürat dalmak, yarış boyunca hiç fren kullanmamak yok. Yapımcılar gerçekçi bir oyun sunmak istemişler ama bunun yanında olması gerekenden fazla zorluğu beraberinde eklemişler. Özellikle yol tutuşu düşük olan araçları -genelde birinci klasmandaki araçlar veya Amerikan otoları bunlar-, yolda tutmak oldukça zor. Sanki buz pistindeymişiz gibi arabanız en hafif dönemeçlerde kayabiliyor ve en ufak manevralarda yoldan çıkabiliyor. Ben ilk yarışlarımda paldır küldür kullandım ve Allah’a emanet sürdüm biraz, aracın kontrolünü çok kolay kaybediyordum. NFS’lerde fren kullanmaya pek alışkın değiliz oyuncular olarak, bu nedenle ilk zamanlardaki acemiliğe bağlıyorum bunu.

Yapımcıların yol tutuş konusunda çok dengeli davranmadıkları bir gerçek, özellikle arabayı kaldırırken spin atma olayı insanı çileden çıkartabilir. Ben yine de başlarda zorluk çekmemeniz için birkaç ipucu vereyim. Öncelikle virajlara doğru yaklaştığınızda ideal yarış çizgisinin uyarılarını dikkate alın, gaza basmayı kesin, frene de hemen asılmayın, kademeli bir şekilde kullanın. GTA 4′ten bilirsiniz, frene bir kerede basmak yerine, art arda hızlıca birkaç kez basmak aracın durmasını veya yavaşlamasını daha kolay sağlıyor. Bunu yapar ve sabırsız davranmasanız biraz olsun bu zorlu sisteme ayak uydurabilirsiniz.

21

Kaza yapan, yoldan çıkan taraf sadece biz değiliz oyunda, diğer sürücüler de yoldan çıkabiliyor, ’spin’ atıyor, birbirleriyle çarpışıyor. Yapay zeka konusunda yüksek bir notu hak ediyor Shift, diğer yarışçıların birbiriyle olan münasebetleri de yarışı etkiliyor. Herkes kendince bir şeyler yapmaya çalışıyor, önündeki solamaya gayret ediyor yada onu yol dışına itmek için uğraşıyor. Sıralamanın değişkenlik içerisinde olduğunu göreceksiniz siz de. Aynı şekilde size karşı tutumlarında da ileri seviye yapay zekayı görebilirsiniz, geçmeye çalıştığınızda önünüzü kapatıyorlar, virajları içten almanızı engellemek istiyorlar ve arkanızdaysalar agresif bir sürüş sergiliyorlar.

Çalıştır Motoru

Yarışçılık kariyerine ilk adımı atarken doğal olarak cebinizde hiç para bulunmuyor, başlangıçta hem ısınmak hem de biraz para kazanabilmek için bir yarışa giriyoruz. Bu ilk yarışta iyi bir derece elde etmek önemli, kazanacağız para yarışı bitirdiğiniz sıra ile doğru orantılı. Daha sonra bu para ile kendimize bir araç seçiyoruz, tabi sadece ilk klasmandaki araçlardan birini alabiliyoruz, diğer klasmanlardaki otomobiller kilitli. Ben Chevrolet Cobalt’ı seçtim, tavsiye de ederim.

31

Hazır araçlardan konu açılmışken, yapımda sayısı oldukça fazla olan arabalardan bahsedelim. 4 klasmana ayrılmış otomobil katalogunda yok yok, Aston Martin’ler, Lamborghini’ler, BMW’ler, Mercedes’ler, Audi’ler, Dodge’lar, Chevrolet’ler, Renault’lar, VW’ler ve daha niceleri kullanılmak üzere sizi bekliyor. Özlediğimiz NFS’lerden özlediğimiz bir araba da yapımda mevcut, eski dost Mclaren F1 ile yeni yarışlara katılabileceksiniz. İlk klasmandaki araçlar, hızları ve güçleri bakımından en düşük seviyedeler, Zonda, Murcielago ve Corvette gibi arabalar son klasmanlarda duruyor. Ferrari gibi bir markanın hiçbir modelinin Shift’te bulunmaması ise gayet ilginç.

41

Yeni araba almanın yanında elinizde bulunanları geliştirme şansına sahipsiniz. Yol tutuş, hız, fren, süspansiyon gibi paketler bulunuyor ve bunların ücretini ödeyip aracınıza uyguluyorsunuz. Underground’taki kadar detaylı olmasa da modifiye bölümüne sahip Shift. Aracınızın bazı ayarlarıyla oynayabiliyor, parçalarını değiştirebiliyor, yeni parçalar monte edebiliyor ve üzerinde görsel düzenlemeler yapabiliyorsunuz.

Başarılı olduğunuz her yarıştan sonra para kazanıyor, bu parayla ya yeni araba alıyor ya da kendi arabanızı geliştiriyorsunuz. Daha sonra karşınıza çıkan yarışlarda mücadele veriyorsunuz, tekrardan para kazanabilmek ve daha güçlü arabalar elde edebilmek için. Bu zincirin sonunda ise Dünya Şampiyonası bulunuyor, dünyadaki en yetenekli sürücülerin ve en kaliteli araçların mücadele ettiği yer. Amacımız bu şampiyonaya katılabilmek ve onu kazanmak. Bu yolda sürekli olarak farklı tarzlarda yarışlar yapıyor ve bir diğerine adım atmaya çalışıyorsunuz.

51

Dünya Şampiyonası’na girebilmek için mücadele verdiğimiz yarışlarda sadece para kazanmıyoruz, yarış esnasındaki sürüş stiline göre puanlar topluyor ve sürücümüzün yeni yetenekler kazanmasını sağlıyor, seviye atlıyoruz. Puan kazandıracak belli başlı hareketler var, rakibinizin yol dışına çıkmasını sağlamanız, tampon tampona gitmeniz, arkadan hızla toslamanız bunlardan birkaçı. Virajları hata yapmadan dönmek, rakibinize müdahale etmeden onu geçmek, makas atmak ve bunun gibi temiz hareketlerde puan kazandırıyor. Puanları, rakiplerinizi harcayarak toplarsanız agresif sürücü, kimseye bulaşmadan kazanırsanız hassas sürücü etiketini taşıyorsunuz.

62

10-15 sürücünün bir arada mücadele verdiği normal yarışlar en sık karşılaştığımız tür. Yapımcılar yarış türlerinde de yelpazeyi geniş tutmuş, zamana karşı yarışmalar, teke tek düellolar, aynı marka-modelin yarıştığı ‘Manifacturer Racing’ler ve olmazsa olmaz ‘drift’ yarışları oyunda tek düzeliği ortadan kaldırıyor. Benim en çok hoşuma giden ise ‘Car Battle’ bölümü. İki denk güçteki aracın kapışmasına ortak oluyoruz bu bölümde, Audi RS 4 ile BMW M3’ün, Chevrolet Camaro ile Dodge Challenger’ın aralarındaki mücadelede tarafımızı belirliyoruz biz de. Öncelikle iki tur yapılıyor, birinde önden birinde arkadan başlıyorsunuz, eğer bu iki tur sonucunda beraberlik olursa son bir tur yapılıyor ve yan yana başlanılan bu turda galip gelen savaşı kazanmış oluyor.

71

Bu Direksiyonların Başından Kalkamazsın

NFS serisinde yanlış hatırlamıyorsam bu zamana kadar hiç kokpit kamerası kullanılmadı, eğer yanlış hatırlıyorsam bilgili arkadaşlar yorumlarıyla düzeltme yapmamı sağlar umarım. Serinin son oyunu Shift’in ekran görüntüleri ve fragmanlarında en çok vurgu yapılan özelliklerinden biri de bu kamera açısıydı. Grid’in sunduğu müthiş kokpit deneyiminden sonra NFS’nin de bu konuda geri kalmasını istemedi yapımcılar anlaşılan. Her otomobilin iç tasarımı gerçektekiyle birebir hazırlanmış, direksiyonlar, vitesler, gaz ve fren pedalları, dikiz aynaları ve hız göstergeleri. Normalde kokpit kamera açısıyla oynamak daha zordur ancak Shift o kadar enfes bir deneyim yaşatıyor ki zorluğa katlanıveriyor insan. Sürücünüzün elleri, kolları hatta bacakları var, frene bastığınız zaman bacakları bu hareketi uyguluyor ve pedala basıyor, gaza basarken de gaz pedalına basıyor, vites değiştirirken bile oynuyor bu ayacıklar. Bir yere çarptığınız zaman sürücünün sesini duyabiliyor, kalp atışlarına şahit oluyorsunuz.

81

Direksiyon başında sağa sola bakabiliyor, aynalardan arkanızı kontrol edebiliyorsunuz, zaten ‘B’ tuşu ile direk arkanızdakileri görebiliyorsunuz. Arabada yaşanılan sarsıntıları birebir hissediyorsunuz, çarpışmalar esnasında ekrandaki görüntü bulanık bir hal alıyor, şiddetli kazalar da ise önünüzü göremeyeceğiniz kadar kötüleşiyor görüntü ve gri bir ton oluşuyor ekranda. Çok hızlı gittiğiniz zaman da çevreye olan görüş hakimiyetiniz netliğini biraz olsun kaybediyor. Kokpit kamerasına hem hayran kaldım, hem de çok gerçekçi buldum.

NFS’nin bir iki oyun hariç görsel konuda hiç geri kaldığını görmemiştik, Shift ile serinin bu geleneği devam ediyor. Slightly Mad stüdyoları tarafından geliştirilen oyunun grafikleri birkaç hata dışında gerçekten leziz, tadından yenmez. Gölge hareketlerinden ve efektlerinden tam not vermek lazım, arabanın içinde dahi güneş ışınların açısına göre gölge oynamaları oluyor. Aynı şekilde bu gölge oyunlarını yol üzerinde de görebiliyoruz. Çevre detaylarına çok önem verilmese de her zamanki gibi, rahatsız edici bir görüntü yok civarda, hatta seyircilerin sizin fotoğraflarınızı çektiğini, patlayan flaşlardan anlarsınız. Pist çeşitliliği ve bunların dizaynları da oyuna yakışır türden.

91

Araba sayısının bolluğundan söz etmiştim, bunların modellemesi hakkında söyleyebilecek pek bir şey yok, gayet uğraşılmış ve ustalıkla oyuna eklenmiş tüm araçlar. Hem iç hem dış görüntüleriyle tamamen gerçektekilerle birebir olmuşlar. Kokpit kamerasının kalitesiyle görsel şölen birleşince kendinizi gerçek bir Dodge içinde hissetmeniz an meselesi. ‘Motion Blur’ özelliği ve çarpışmalardan sonra net görmeyi engelleyen efektler de cabası.

Fragmanlarda vurgulanan bir diğer özellik de araçların hasar alması idi, NFS serilerinde yine yanlış hatırlamıyorsam araçlar hiç hasar almıyordu, tam hatırlayamadığım bu iki şeyi de yanlış hatırlıyorsam yok artık. Shift’te hasar modellemesinin çok iyi olsa da araçların oldukça sağlam yapıldığını söylemek gerek. Birkaç kez çok şiddetli kaza yaparsanız arabanız ancak dişe dokunur zarar görüyor. Camlar çatlıyor, tamponlar yerlerinden çıkıyor, kaputlar fırlayabiliyor, aracın bazı yerleri ezilebiliyor, çizilebiliyor ve aynalar bir yere sürttüğünüzde uçup gidiyor. Sadece görüntüyü bozmuyor, mekanik sorunları da beraberinde getiriyor yaptığınız kazalar, fren ayarları bozuluyor, aracınız sağa veya sola kaymaya başlıyor ve performans problemleri çıkıyor. Hasar konusunda çok uğraşmış yapımcılar ancak çarpmalar esnasındaki hassasiyeti ve dengeyi hesap edememişler. Bana göre GTA 4’teki hasar sistemi çok daha iyi ve gerçekçi.

101

İşitsel anlamda da standartları aşan bir oyun olmuş Shift. Araçların gerçekle birebir dış görünüşleriyle birlikte orijinal motor sesleri de eklenmiş yapıma. Aracınızın sınırlarını zorladığınızda motordan çıkan o delici ses, gaza basma arzunuzu daha da körükleyecek türden. Kazalarda çıkan kaba ve tok sesler, sürücüden gelen inlemeler ve bunun gibi önemli detaylar kaliteyi oldukça arttırmış. Müzikler ise yarış ortamını kızıştırıyor ve sizi gaza getiriyor. Fakat oyunun çok şikayet alacak bir sorunu var, uzun yükleme ekranları. Bir yarışa girerken veya yarışı bitirdikten sonra menüye geçerken bir süre bekleyeceksiniz sıkılarak.

Yapay zekaya karşı mücadelenin yanında ‘online’ seçeneğiyle gerçek oyuncularla yarışma şansı sunuyor Shift. ‘Versus’ ve ‘Driver Duel’ adlı iki yarış tipinin bulunduğu bu bölümde bir de puanlama sırası var. Rekabetin ve motorların sınırlarını gerçek yarışçılarla zorlamanın tam adresi ‘online’ bölümü.

111

Kapıları Kilitlemeyi Unutma

Art arda çıkarılan kötü oyunlardan ve Grid’in ortalığı kasıp kavurmasından sonra NFS serisinin biraz ayaklanmaya ihtiyacı vardı. Serinin son halkası Shift bu efsaneyi ne kadar uyandırır bilemem ama son hayal kırıklıklarından sonra iyi gelecektir Need For Speed’e. Harika grafikleri ve yepyeni oynanış tarzı ile simülasyona doğru giden bir NFS. Bu sürprize alışma sürecinde gerçekçilikten çok zorluktan ve normal olmayan durumlardan bahsedebiliriz, ki bu haliyle oyunun adı da değişmeli; ‘Güvenli Sürüş’ veya ‘Trafik Kurallarına Uyalım, Uymayanları Uyaralım’ olabilir. NFS’nin bu yeni oynanış tarzı, oyunculardan nasıl tepki alacak merak ediyorum? Acaba NFS’nin tutkunları ‘Arcade’ türünde ısrar mı edecek yoksa yeni nesil oynanış NFS’nin eski şaşalı günlerini geri mi getirecek? Grid’ten sonra kalktığınız sürücü koltuğuna geri dönme vakti, birbirinden güçlü arabaların anahtarı şuan sizin elinizde, efsane Mclaren F1′inki de dahil…

Distribütör: Aral
Fiyat: 59,98

Beşiktaş çıkış arıyor

İSTANBUL – Turkcell Süper Lig’de bu sezon henüz istediği sonuçları alamayan ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de ilk maçını yitiren Beşiktaş, B Grubu’nda bu akşam Rusya’nın CSKA Moskova takımıyla yapacağı karşılaşmayı kazanarak kötü gidişi durdurmayı hedefliyor.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde B Grubu’nda ilk maçında kendi sahasında İngiltere’nin Manchester United takımına 1-0 mağlup olan siyah-beyazlı ekip, grubundaki ikinci mücadelesini bu akşam CSKA Moskova takımıyla yapacak.

Turkcell Süper Lig’de bu haftayı boş geçen Beşiktaş ile CSKA Moskova arasındaki karşılaşma, Luzhniki Stadı’nda TSİ 19.30′da yapılacak.

Siyah-beyazlı takımın rakibi CSKA Moskova ise grubundaki ilk maçında Almanya’nın Wolfsburg takımına deplasmanda 3-1 mağlup olmuştu.

İki takımın da ilk haftayı puansız geçmesinin ardından Beşiktaş, maçı kazandığı takdirde grubundaki ilk galibiyetine de imza atacak.

GÖZLER GOLCÜLERİN ÜZERİNDE
Beşiktaş’ın CSKA Moskova takımıyla yapacağı karşılaşmada gözler golcü oyuncuların üzerinde olacak.

Siyah-beyazlı takımın başarısız sonuçlar almasında en büyük etken olan gol sıkıntısı sonrası forvet oyuncuları Nobre, Bobo, Holosko ve Nihat’a büyük iş düşecek. Bu dört oyuncu da CSKA Moskova maçı için Rusya’ya götürüldü.

BOBO DA KADRODA
Teknik direktör Mustafa Denizli’nin Manchester United ile yapılan karşılaşmada kadroya dahil etmediği Brezilyalı oyuncu Bobo da CSKA Moskova karşılaşması için kafilede yer aldı.

Bobo, Manchester United maçı öncesi kadrodan çıkarılmış ve Denizli’nin bu yöndeki kararı eleştirilmişti.

HAKEM İSPANYOL
Beşiktaş ile CSKA Moskova arasındaki karşılaşmayı İspanyol hakem Manuel Enrique Mejuto Gonzalez yönetecek.

Rusya’nın başkenti Moskova’daki Luzhniki Stadı’nda oynanacak mücadelede Gonzalez’in yardımcılıklarını Jesus Calvo Guadamuro ve Roberto Diaz Perez Del Palomar yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi olarak ise Bernardino Gonzalez Vazquez görev alacak.

İLK 11
Siyah-beyazlı takımın bu akşam mücadeleye Hakan, Ekrem, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Serdar Özkan, Ernst, Fink, Tello, Tabata, Bobo 11′i ile çıkması bekleniyor.

Güiza, Dos Santos ve Gökhan kadroda yok

İSTANBUL – UEFA Avrupa Ligi H Grubu’ndaki 2. hafta maçında yarın deplasmada Sheriff takımıyla karşılaşacak Fenerbahçe, Moldova’ya gitti.

Sarı-lacivertliler, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan özel uçakla Moldova’ya uçarken, kafilede 19 futbolcu yer aldı.

Teknik Direktör Christoph Daum, sakatlıkları bulunan futbolular Güiza, Dos Santos ve Gökhan’ı 19 kişilik kadroya almayıp, İstanbul’da bıraktı. Sarı-lacivertlilerde ayrıca Deniz ve Bekir de Moldova’ya götürülmedi.

Fenerbahçe kafilesinde yer alan 19 futbolcu şunlar: Volkan Demirel, Volkan Babacan, Mert, Lugano, Bilica, Önder, Roberto Carlos, Vederson, Cristian, Emre, Selçuk, Ali, Alex, Deivid, Kazım, Mehmet, Uğur, Özer ve Semih.

Rijkaard: Uzun yıllar kalmak istiyorum

İSTANBUL – Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Eskişehirspor ile oynadıkları karşılaşmada aldıkları beraberliğin dünyanın sonunu getirmeyeceğini söyledi.

Rijkaard, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde UEFA Avrupa Ligi’nde Sturm Graz ile yarın oynanacak karşılaşma ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Sturm Graz ile sahalarında oynayacaklarını hatırlatan Hollandalı teknik adam, ”Bu maç önemli. İyi bir sonuç almaya çalışacağız” dedi.

Eskişehirspor maçından sonra yapılan eleştirileri normal karşıladığını belirten Rijkaard, ”Eleştiriler her zaman haklıdır, doğrudur. Futbol dünyasında bu böyle olmuştur. Basın kendi üzerine düşeni, ben de kendi işimi yapıyorum. Eleştirilerden herhangi bir sıkıntım yok. Takım ruhunu en üst düzeyde tutmak istiyorsanız, öncelikle futbolcularınıza şunu öğretmeniz lazım; bir beraberlik veya mağlubiyet dünyanın sonu değildir, her şey siyah olmayacaktır. Aynı şekilde bu galibiyet için de geçerli, basın galip geldiğinizde sizleri göklere çıkartıyor ama bembeyaz sayfa açmıyorsunuz. Bizim de beklemediğimiz bir sonuç aldık. Ancak lig uzun maraton, taraftarlarımızın üzülmemesi lazım. Takımımız dün izinliydi, biraz dinlenme şansı buldular. Biraz sonra yapacağımız antrenmanda oyuncuların durumunu göreceğiz.”

Rijkaard, Eskişehirspor maçını kazanmak istediklerini, ancak berabere kaldıklarını belirterek, bunun takımı olumsuz etkilediğini düşünmediğini söyledi.

”UZUN YILLAR ÇALIŞMAK İSTİYORUM”
Galatasaray’da çok mutlu olduğunu ve devam eden sözleşmesinin bulunduğunu anlatan Rijkaard; ”Galatasaray gibi büyük bir kulüpte çalışmak benim için onur ve gurur” dedi.

Rijkaard, Galatasaray’da sözleşmesini tamamlamak ve uzun yıllar çalışmak istediğini ifade etti.

”AVRUPA LİGİ ÖNEMLİ”
”Avrupa Ligi’ni önemsiyor musunuz” şeklindeki bir soru üzerine Rijkaard, Galatasaray gibi büyük takım için Avrupa Ligi’nin önemsenmesi gereken bir organizasyon olduğunu vurguladı.

Avrupa Ligi’nde yarın çok önemli maç oynayacaklarını kaydeden Rijkaard, ”Kadromuzdan ve kalitesinden gayet memnunum. Biz tamamen yarınki maçta iyi futbol oynayıp, taraftarlarımızı mutlu etmek istiyoruz” ifadesini kullandı.

”YILDIZ-YILDIZ OLMAYAN AYIRIMI YOK”
Hollandalı teknik adam, takımda ”Yıldız-yıldız olmayan” ayırımının olmadığını söyledi.

Bütün oyuncuların bu takımın parçası olduğunu dile getiren Rijkaard,”Yıldız-yıldız olmayan oyuncu ayrımı yapmamalıyız. Herkes takım için çalışıyor. Ayrıca yedek kalmanın sorun yaratacağını sanmıyorum” diye konuştu.

Takımından memnun olduğunu belirten Rijkaard, başarı için takım ruhu ve kaliteye ihtiyacı olduğunu, bunun da kendilerinde bulunduğunu vurguladı.

Rijkaard, Emre Aşık ve Ayhan’ın sakatlıklarının düzeldiğini ve yarınki karşılaşmada forma giyebilecek durumda olduklarını sözlerine ekledi.

En iyi torrent siteleri

Pirate Bay sulara gömüldü ama alternatifleri dimdik ayakta: İşte en iyi torrent siteleri…
En iyi torrent siteleri
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan Pirate Bay, torrent pazarının neredeyse yarısını elinde bulunduran, dev bir global ağ olarak da nitelendirilebilir. Ama korsanlar son zamanlarda hiç de rahat eğiller. Mahkemelerden çıkan şok kararlar, Pirate Bay’in de sonu anlamına geliyor. Satın alma söylentileri ise bir torrent devinin çöküşü için son adım olabilir.

Bu makalemizde, hemen herkese açık olan ve Pirate Bay‘i aratmayan güçlü torrent alternatiflerini bir araya getirdik. Hepsi galerimizde…

shiftdelete.net