CM 01/02, CM 4 gibi efsaneleri hatırlarsınız, yaşanan o ‘ayrılık’tan sonra CM tarafında sadece isim kalmış, FM yeni kral olmuştu. Bu zamana kadar yapılan denemeler başarıyı yakalayamaya yetmemişti ve FM rakibinin hep bir adım önündeydi. Serinin son halkası durumu tersine çevirebilecek mi?

Eidos birkaç ay önce başladı reklam çalışmalarına, çok iddialı açıklamalar yapmadan tanıttılar oyunu. ‘Ne kadar istersen, o kadar öde’ kampanyasıyla ön plana çıktılar, daha sonra Türkçe dil desteğini ülkemizde duyurup bir anda heyecanla beklenen bir oyun haline getirdiler CM 2010’u. Spor gazeteleri ve siteleriyle anlaşmalar yapıp onları da oyuna dahil ederek, gerçekçi bir medya anlayışının yer alacağını söylediler. Seçelim bakalım bir takım, tüm bu çalışmaların sonucu canlı canlı görelim…
Gazetede Kendini Görmek
FM’de gördüğünüz o uzun lig listesi, CM’de bulunmuyor. Toplam 32 ülke var liglerine katılabileceğiniz. ‘Database’ konusunda geniş bir yelpazeye sahip değil, fakat her takımın oyuncularını görebiliyorsunuz. Mesela FM’de İngiltere liginde mücadele verirken, Türkiye’de bulunan birçok takımın gerçek oyuncularını göremiyordunuz, tabi ‘Normal Database’ ayarlarında. Ayrıca veritabanı yükleme ekranları FM kadar uzun sürmüyor.

Bir menajerlik oyununda bana göre en önemli bölüm veritabanıdır, içinde bulunduğunuz dünya ne kadar büyük ve geniş olursa, gerçekçilik o kadar hissettirir kendini. Önceki oyunlara göre daha iyi vaziyette olsa da CM, hala yetersiz ve gerçeğe uygunluktan uzak. Oyunculara ait kişisel bilgiler çok detaylı değil, menajerlerde de aynı eksiklik mevcut. Ayrıca as takımda bulunan futbolcular dışında diğer oyunculara hiç bakılmamış diyebilirim, alt yapının önemini kavrayamamış yapımcılar. Onların önem vermediği bölüme siz menajer olarak destek verseniz de değiştiremiyorsunuz düzeni. Oyuncuların profillerinde bulunan yetenek puanlarının 100 üzerinden değerlendirilmesi, FM’ye alışmış kitle tarafından saçmalık olarak nitelendiriliyor, ancak ben bunun bir hata olduğunu düşünmüyorum. Her şey FM’ye benzetilirse o zaman iki ayrı oyunun olmasının ne anlamı var. Bazı özellikleri çözemiyor ve standart olana karar vermekte zorlanıyorsunuz ancak zamanla aşılacak bir durum bu.

Tabi alışmanız zaman alacağı için transfer konusunda biraz zorluk çekebilirsiniz. Yönetimin size verdiği bütçeye göre oyuncu alırken, pozisyona göre özellikleri iyi yorumlamak gerekir. FM’de her oyuncunun profilinde oynadığı pozisyonları gösteren bir ekran var, sahanın hangi bölgelerinde oynayabildiğini görebiliyoruz buradan, iyi oynadığı yerler yeşil, ideal olmayan yerler turuncu, çok zorluk çekeceği yerler sarı ile gösteriliyor. Ancak CM’de böyle bir ekran yok. Alacağınız futbolcunun özellikleriyle fiyatı arasındaki dengeyi de kestirebilmeniz gerekir, genelde yaptığınız ilk teklifler kabul edilmiyor ve teklifi alan kulüp daha fazla para istiyor. Oyuncu satmak, oyuncu almaktan çok daha kolay, herhangi bir oyuncunuzu satılık listesine koyduğunuz an teklifler geliyor, hatta bazen beklemediğiniz paralar bile teklif edilebiliyor. 32 yaşında, özellikleri ortalama olan C.Zanetti’yi kimse 8 milyon sterline almaz gerçekte. Yapay zekanın bu gibi durumlarda saçmaladığını görebilirsiniz oyunda.

Futbolcularınızla diyalog kurabilmeniz için maçları beklemeniz gerekiyor genellikle, bazı özel durumlar dışında onlarla iletişim kuramıyorsunuz. Aynı şekilde basın ile aranızda da engeller var, aslında CM medya konusuna kendini iyi hazırlamış ama iletişim sorununu çözememiş. Maçlardan önce ve sonra basın toplantısı yapmak bir menajerin günlük işlerinden sayılsa da, yapımcılar bunu es geçmişler. Rakip menajerlerle de atışamıyorsunuz doğal olarak, FM’nin belki de en eğlenceli özelliklerinden biridir bu.
Medya, menajerler ve oyuncular arasında iletişimi sağlamıyor ancak dünyadan ve bulunduğunuz ülkeden bütün haberleri ekranınıza ulaştırıyor. Takımların transferlerini, ilgilendikleri oyuncuları, satılığa çıkardıkları kişileri, her an görebiliyorsunuz. FourFourTwo ve The Guardian gibi dev kuruluşların isimlerini kullanma hakkını da alan CM, haber dünyasını gerçekçi hale getirmiş. Transferlerinizi, maç sonuçlarınızı, başarılarınızı gazetelerde ve sitelerde okumak sizi keyiflendirecek.

Gazeteleri okurken elinizde sözlük tutmanıza gerek yok artık, Eidos’un Türk oyunculara hediyesi olan Türkçe dil seçeneği ile okuduğunuzu gayet net anlayacak, dünyada ne olup bitiyor bileceksiniz. İngilizcesi zayıf olanların zorlanmaması elde değil, çünkü diğer oyunlar gibi olayı anlamadan ilerleme gibi bir mantık yok. Oyuncularla, takımlarla, yönetimle ve taraftarlarla olan diyalogunuzu anlamazsanız, kendinizi kapı dışında buluverirsiniz. Gerçi CM size böyle geniş iletişim şansı sunmuyor ama en azından haberleri ve transferleri, yönetimin sizden istediklerini rahat rahat anlayabileceksiniz. Ufak tefek anlatım bozuklukları yok değil, spiker ‘Anelka topun önüne çıktı’ gibi sıradanlıktan uzak cümleler kurabilir maç esnasında, fakat genel olarak dilimiz iyi kullanılmış oyunda.

Taktik Savaşı
Yapımda sizin en çok vaktinizi alacak yerlerden birine geldik, antrenman ve taktikler. Özellikle antrenman ekranı, FM’dekilerden ve bundan önceki CM’lerden kat ve kat daha detaylı. Takımınızda orta saha, defans ve hücum oyuncularına ayrı ayrı çalışmalar yaptırabiliyor, isterseniz tek bir oyuncuya özel program hazırlayabiliyorsunuz. Antrenörlerin çalışma şartlarını belirliyor, size nerelerde yardımcı olacaklarına karar veriyorsunuz. Futbolcularınızın çalışma yoğunluğunu belirlerken ‘Antrenman Etkileri Grafiği’ne dikkat edin. Ne kadar yoğun program hazırlarsanız oyuncularınızın sakatlanma riski o kadar artar, ne kadar hafif hazırlarsanız kondisyon ve performanslar o kadar düşer. Bu nedenle grafiğe bakarak dengelemeniz gerekir programı.

Duran toplar antrenman alanının en detaylı bölümü, istediğiniz oyuncuyu istediğiniz yerde konumlandırıyorsunuz. Topun başına geçen kişiyi seçiyor, pas mı verecek, orta mı açacak, şut mu çekecek buna karar veriyorsunuz. Pas verirse hangi oyuncu nereye koşu yapacak, orta açarsa hangi oyuncunun önceliği olacak, şut çekerse kim nerde duracak bunları bile belirleyebiliyorsunuz. Ekranda bulunan simülasyon yardımıyla karar verdiğiniz organizasyonun nasıl işlediğini de görebiliyorsunuz.
Antrenmanları hazırladıktan sonra taktik belirlemeye geliyor iş, sahaya dizilim konusunda oldukça özgürsünüz. Sahada belli noktalara değil, sahanın her köşesine oyuncunuzu yerleştirebilirsiniz. Nerelere koşu yapacaklarını, topu nasıl kullanacaklarını ve top rakipteyken nasıl konumlanacağını belirleyebiliyorsunuz. Maç öncesinde de oyuncularınıza talimatlar veriyor ve onlarla maçın durumu hakkında konuşuyorsunuz. Maç öncesi, devre arası ve maç sonrası konuşmalarınızı hazırlarken maçın ne kadar önemli olduğunu seçeneklerden ayarlıyor, hatta ses tonunuzu bile değiştirebiliyorsunuz. Yapımcılar bu bölümü de detaylı hazırlamaktan kaçınmamışlar.

Her maça aynı taktik ve kadroyla çıkmak, istikrarlı olmak gibi görünse de CM’de başarısız olmanıza sebep olabilir. Hangi maça nasıl çıkacağınız ve hangi oyuncunuzu kullanmanız gerektiği konusunda ‘Prozone’ size yardım edecek. ‘Prozone’, birçok koç ve antrenörle birlikte çalışarak futbolcuların performans analizlerini yapan bir servis. Eidos, bu servisin de isim hakkını alarak oyuna dahil etmiş. Oynadığınız maçları ve bir sonraki rakibinizin maçlarını bu bölümde analiz edebiliyor, kendinizin ve rakibinizin zayıf noktalarını tespit ediyorsunuz. Hangi oyuncunuzun performansı düşüşte, kim formayı daha çok hak ediyor, bunları görebiliyorsunuz. Maçlara ezbere değil, ‘prozone’ ile hazırlanarak çıkıyorsunuz, tabi maçlara çıkmak isterseniz.

İstemem Ben Böyle 3B
Transferleri yaptık, antrenmanları hazırladık, kadroyu ve taktikleri kurduk, sırada maç var, yani bir menajerlik oyununda benim için ikinci önemli noktaya geldik, maç motoruna. Maç ekranında hız kontrolü, kamera açıları, yardımcı antrenörlerin verdiği bilgiler, topla oynama yüzdeleri, oyuncu istatistikleri ve maç izleme seçenekleri bulunuyor. İzleme seçenekleriniz FM’ye göre daha fazla, tüm maç, detaylı pozisyonlar, en önemli anlar ve sadece goller gibi seçenekler var. Evet, yanlış okumadınız, sadece golleri izleyebiliyorsunuz. Hem vakitten kazanabilir, hem de sıkılma ihtimalinizi düşürebilirsiniz.

3B maç motoru maç ekranın en önemli parçası, ben bu tür oyunlarda 3B’ye sıcak bakan birisi değilim. Ha, adam akıllı bir şey koyarlarsa olabilir ama bu haliyle hiç çekici gelmiyor. Öyle kaliteli grafikler beklemeyin dememe gerek yok sanırım, bildiğiniz 3 boyutlu motor işte. Görsel kalite düşük, bunun yanında oyuncuların hareketleri de kalitesiz olunca maç motoru çekilmez bir hal alıyor. Aslında önceki oyunlara göre grafikler biraz daha geliştirilmiş, sahadaki detaylar arttırılmış ve hava şartları daha iyi yansıtılmış. Ancak futbolcular, hani derler ya ‘topu görse bomba diye karakola götürür’, işte bu cümlenin muhatapları gibi davranıyorlar. Topu unutup koşmaları, kale önünde boş iken olmayacak pas tercihleri, sürekli yerlere düşmeleri, birbirlerinin içlerinden geçmeye çalışmaları ve bunu başarmaları ve böyle birçok abuk sabuk hareketler. 2B açı da FM’deki kadar kullanışlı olmadığından sadece spikerle oynamak zorunda kalabilirsiniz.
Sadece maç motorunda değil CM genel olarak görsellikte sınıfta kalıyor. Bir süre menülerde gezmek başınızın ağrımasına ve gözlerinizin yorulmasına sebep olabilir. Oldukça renkli ve karışık tasarlanmış menülere sahip oyun. Kullanışsız sekmeler, pratik olmayan fare kullanımı ve düzensiz halde bulunan menüler size sıkıntı verebilir, bir süre sonra sadece maçtan maça atlama isteğini ortaya çıkarabilir.

Biraz daha çalış Eidos
2009/2010 sezonundaki gerçek istatistikler ve verilere göre hazırlanan senaryolar ile oyuncuların gerçekteki performanslarını dikkate alan CM Season Live yeniliği, isim hakkı bulunan medya kuruluşu, prozone’u, Türkçe dil desteği, detaylı antrenman seçenekleri ve özgürce taktik oluşturabilme imkanıyla Eidos dersine çalıştığını bize gösterdi. Ancak maç motorundaki görsel hatalar, gözü yoran menüler, yapay zeka sorunları, gerçekçilikten uzak transfer dünyası ve baştan savma hazırlanmış finans yönetimi gibi eksiklikleri giderememişler. Championship Manager 2010, alışma süreci uzun olan bir oyuna benziyor, tahammül sınırlarınız çok dar değilse alın oynayın. Ama bu hatalar benim gözüme çok batar diyorsanız, uzak durmanızı tavsiye derim.
Puan: 6/10
Test Sistemi
- Ekran Kartı: Leadtek WinFast 1GB GTS 250
- İşlemci: AMD Athlon64 X2 5200+
- Anakart: Sapphire 780G
- Bellek: Kingston 2GB DDR2-800
Sistem Gereksinimleri
Intel Pentium 4 2.0 GHz ve üzeri
512 MB Ram
3GB Boş Alan
256 MB 3D destekli ekran kartı
DirectX 9.0